Yazı Detayı
29 Kasım 2015 - Pazar 13:33 Bu yazı 1865 kez okundu
 
SON BAHARIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
İ. NECMETTİN NURSAÇAN
 
 

Rabbimize hamdederiz bu yıl da sonbahara erdik. Ağaç yaprakları sarardı, dökülmeye başladı. Bitkiler kurudu.
Dün yemyeşil bahardı. Her yerde hayat fışkırıyordu. Tabiatta yenilik, güzellikler vardı. Sonbaharın da ayrı güzelliği vardır.
İlkbahar doğumu, gençliği hatırlatırken sonbahar, yaşlılığı ve ölümü hatırlatmaktadır. İmanla bakınca ikisi de güzeldir.
“İmanla geçen her gece gündüz gibi aydın / Taze bir bahar âlemi her anı hayatın”
Ağaçların yaprakları hepsi aynı günde düşmüyor. Biri bugün, diğeri yarın düşüyor. Ama muhakkak düşüyor. Eceli gelen her insan dünyadan ayrılıyor. Hz. Ömer Efendimiz gümüş yüzüğüne “Ömer, öğüt verici olarak ölüm yeter.” Sözünü yazdırmıştı.
Yunusumuz ne güzel demiş:
Hor bakma sen torağa /Toprakta neler yatur.
Kani bunca evliya / Yüz bin Peygamber yatur.
Arkasıyla kum çeken / Gözyaşıyla yoğuran
Ka'beye temel kuran /Halil Peygamber yatur.
Ol Allah'ın habibi / Dertlilerin tabibi
Enbiyalar serveri / Resul Muhammed yatur.

İnancımıza göre ölüm doğumdur. Ölüm, sevgiliye kavuşmadır.
“Hayatı örtecekse bir mezarcının küreği / Ne diye taşımalı emel dolu yüreği.”

Hüda, davet eder elhamdülillah / Bu can dosta gider elhamdülillah
Ne gam bunda bin gez ölürsem / Anda ölüm olmaz, ölmezem ayruk.”
Azrail aleyhissalam İbrahim Peygambere geliyor. Emaneti almaya geldim deyince
-Ben Allah'ın dostuyum, dost dostun ölümünü ister mi emaneti vermiyorum karşılığını verir.
Yüce Allah'ın malumu olduğu halde Azrail aleyhisselam: “Ya Rabbi! Beni öyle birisine göndedin ki emaneti vermek istemiyor, ben Allahın dostuyum diyor.
Cenabı Hak, Azrail aleyhisselama “Sen ona de ki: Sen nasıl dostsun ki dosta kavuşmak istemiyorsun”” Bu mesaj üzerine İbrahim aleyhisselam “Ya Azrail! Derhal görevini yap, dosta kavuşmak istiyorum.” Cevabını verir.
Her gecenin bir gündüzü, her kışın bir baharı, her uyumanın bir uyanması, her ölümün de bir dirilmesi olacaktır.
Yüce Rabbımız “Her canlı ölümü tadacaktır. Şüphesiz kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir.” Al-i İmran-185 buyurmuştur.
K. Kerim, her mesele ne kadar önemli ise ona o kadar yer verir. Öldükten sonra dirilme konusu son derece önemli bir konu olduğu için sık sık temas edilen bir konudur. Okuduğumuz her aşirde dikkatin oraya çekildiğini görürüz. Hülasa yaklaşık iki bin ayet bize bunu anlatır.
Sevgili Peygamberimiz de hadislerinde bize bunu hatırlatır. İşte bir örnek:
“Allaha ve Ahirete imanı olan komşusuna iyilik etsin! Allaha ve ahrete imanı olan misafirine ikram etsin. Allaha ve ahret imanı olan ya hayır söylesin ya da sussun! “
Demek ki Kuranda, Hadislerde bunu görürsem, komşunun ölümünden, son baharın ibret dolu tablolarından bunu okursam yaptıklarımın yanıma kalmayacağını, Alemlerin Rabbının huzurunda hesaba çekileceğimi düşünürüm.
Öyle olunca Allaha ve kullarına karşı sorumluluk duygusuyla hareket ederim, kul hakkına titizlik


Gösteririm. Tabiata ve insanlığa asla zararlı olmam. Hatta hayır hizmetler ve eserler bırakma gayretinde olurum.
Nitekim Yasin-i Şerifin 12. Ayetinde şöyle buyrulur. “Şüphesiz ölüleri ancak biz diriltiriz. Onların yaptıkları her işi, bıraktıkları her izi yazarız.”
Bunu teyid eden bir hadis-i şerifle konumuzu bitirelim: “Kişi vefat edince amel defteri kapanır. Ancak hayır eser bırakan, ilmi eser bırakan kişilerin amel defterleri kapanmaz., akarları devam eder.”
Eseri olmayanın yerinde yeller esermiş. Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş!...

 
Etiketler:
Yorumlar
Haber Yazılımı