Yazı Detayı
11 Mayıs 2017 - Perşembe 14:51 Bu yazı 1971 kez okundu
 
SAĞLIKLI BİR EMEKLİLİK İÇİN
Op. Dr.Ahmet Turan DURAK
 
 

Kalın barsak kanseri, ülkemizde en sık görülen ilk 10 kanser arasında olup önemli bir sağlık sorunudur. Kanser dokusu genellikle bir portakal büyüklüğüne erişip kalın barsağın içini doldurana kadar tıkanma bulgusu vermemesi nedeniyle vücudumuzun bize ipucu veren ishal ve kabızlık atakları, uzun süredir devam eden karın ağrısı, bulantı, kusma, kanlı dışkılama gibi bulguları gözardı etmemek gerekmektedir. Kalın barsak çoğunlukla kanser öncesindeki oluşumları barındırır ve nispeten kolay erişilebilen organlardır. Bu nedenle, kalın barsak kanseri erken teşhise uygun bir hastalıktır. Kalın barsak kanseri gelişmeden önlemek ve erken evrede yakalayabilmek için tarama testleri uygulanmaktadır. Kalın barsak (kolon ve rektumun) polip ve kanserleri çoğu kez iyice büyüyene kadar belirti vermezler. Tarama programları ile henüz kansere dönüşmemiş (premalign) adenomatöz polipleri ve erken dönem lokalize kanserleri saptamak ve tedavi etmek mümkündür.
Kalın barsak kanseri taramalarında biz hekimlerin nelere dikkat ettiğimizi ve sizlerden hangi tarama testini hangi gerekçeyle istediğimizi özetlemek gerekirse;
GAYTADA GİZLİ KAN TESTİNİN YAPILMASI: Ücretsiz dağıtılan GGK kiti kişi tarafından evinde ya da ASM' de vb. uygulandıktan sonra sadece kit içindeki test kaseti, kasetin verildiği merkeze 3 gün içerisinde geri getirilir. GGK Testinin negatif olması, normal sonuçtur ve test örneğinde kan bulunmadığı anlamına gelir. Normal sonuç, kalın barsak kanseri olmadığını veya ileride asla olmayacağını garantilemez. Kişiye, 2 yıl sonra tekrar kanser taraması yaptırması söylenir. GGK Testinin pozitif olması anormal sonuçtur ve dışkıda kan bulunmuş olduğunu gösterir. Bu sonuç, kanser tanısı değildir, ancak kişinin kolonoskopi için uzman hekimlerce değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Anormal sonucun nedeni kalın barsak kanserinden çok, poliplerdeki kanama veya hemoroid (basur) gibi başka hastalıklardan kaynaklanmış olabilir. Sonuç anormal çıkarsa, tedavi gerektiren bir sorun olup olmadığını belirlemek için kalın barsak (kolonun) daha ayrıntılı bir şekilde muayene edilmesi (kolonoskopi) gerekir. Bunun için birey ileri merkezlerdeki gastroenteroloji, genel cerrahi veya gastrointestinal cerrahi servislerine yönlendirilir. Tarama programına katılan bireylerin tüm testleri negatif olsa dahi; 10 yılda bir kolonoskopi yapılmak üzere kişilere davet gönderilir. Tüm bireyler 51 ve 61 yaşında olmak üzere toplam iki kez kolonoskopiye davet edilir. Eğer birey ilgili sağlık merkezine ilk kez örneğin 55 yaşında gelmişse ve o güne kadar hiç kolonoskopi yaptırmamışsa, tarama amaçlı kolonoskopi hemen istenir.
Yukarda belirttiğim şikayetleri olan ve olmayıp 50 yaşını geçen tüm hemşerilerimi Aile Sağlığı Merkezlerine davet ediyorum. Kolon kanserine yakalanmış bir kişinin tedavisinin devlete maliyeti 29.196 amerikan doları iken konuya bu bakış açısından bakarsak sağlığımıza gereken önemi vermeyi ve gerekli kanser taramalarımızı tarama yaşımız geldiğinde yaptırmalıyı vazife bilmeliyiz. Devam eden yazılarımda "Sağlıklı Bir Emeklilik İçin" başlığıyla diğer kanser türlerinede değineceğim. Bir sonraki yazımda bilinenin aksine sadece kadınlarda görülmeyen meme kanseri hakkında bilgilerle beraber olacağız.
En derin hürmetlerimle

 
Etiketler:
Yorumlar
Haber Yazılımı