KİM BU İŞİN İÇİNDEYSE AYRIM YAPILMAKSIZIN CEZASINI ÇEKMELİ

SAYIN  KİLCİ 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ VE SEBEPLERİ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZ NELER?

15 Temmuz 2016 yılı Türk demokrasisi için bir dönüm notasıdır Türk milleti o geve demokrasimize sahip çıkarak tek yürek olarak meydanlara çıkmıştır ve artık millete rağmen bu ülkede hiçbir şey yapılamayacağını bir kez daha bütün dünyaya göstermiş ve ben yaptım oldu anlayışını yıkmıştır. Ferasetli vatanına ve milletine bağlılığı, Türkiye'de ihtilal yapmaya çalışan ve bizim ülkücüler olarak, milliyetçi hareket partililer olarak, en az 30 yıldır dile getirdiğimiz hatta bugün devletin bazı kurumların ve insanların bu gün dile getirdiği Fetöşcüler  tabirini biz ülkücüler 30 yıl önce kullandık. Dolayısı ile de bu cemaat diğer tarikatlar gibi kendi iştigal alanları içerisinde İslam'a hizmet etmek insanlara hizmet etmek fazileti ortaya çıkarmak gibi asıl mümin Müslüman insanlara hizmet etmek yerine önce Türkiye Cumhuriyeti Devletini her alanda işgal ederek bütün kurumlarda kilit noktaları ele geçirmeye çalışmışlardır. Bu işgal çok önceleri başlasa da asıl Adalet ve Kalkınma Partisinin 2002 yılındaki iktidarı ile başlamıştır. Her ne kadar bugün yanılmışız, aldanmışız deseler de ve sayın cumhurbaşkanının hem rabbimden hem milletimden özür diliyorum demesi bile bu işin bu kadar basit olmayacağını ve yapanın yanına kar kalması sebebi ile yerini bulmaz.  Çünkü bunların bu karar büyümesi, yol alması bu kadrolar tarafından temin edilmiş, bu kadrolar tarafından korunmuş, bunlara yapılan ithamlar itirazlar bu günkü iktidarın yöneticileri tarafından itirazla karşılanmış. “siz alnı secdeye gelen insanlara bu şekilde ithamda bulunamazsınız”. Diyerek te bu işin o zamanda şuuruna varan ve özelliklede milliyetçi ülkücülere çok ağır sözler edilmiştir. Bu cemaatin faaliyetlerine son verilmesi gerektiğini ifade eden Devlet Bahçeliye ağır ithamlarla cevap verenleri bugün herkes biliyor. Biz geldiğimiz bu noktada başlatılan temizlik hareketinin belli bir sınırda kalmasından yana değiliz. Bunun birde siyasi ayağı vardır. Yapılan temizlik harekâtının inandırıcılığına gölge düşmemesi adına sonuna kadar gidilmeli ve nasıl destek veren sanayiciler ve iş adamları tutuklanıyorsa devletin imkânlarını belediyenin imkânlarını bu FETÖ'nün emrine sunanlarda yüce Türk adaletine teslim edilmeli ve gerekli soruşturmaların yapılarak adalet önünde hesap vermeleri sağlanmalı. Bu mücadelede bütün millet birlik oldu birileri korunur birileri cezalandırılırsa FETÖ terör örgütüne karşı sağlanan bu birliktelik sekteye uğrar ve bu terör örgütünün ekmeğine yağ sürer. Onun için bu sürecin çok adaletli ve kimseyi korumadan sürdürülmesi çok önemli. Bunu da ilerleyen günlerde göreceğiz. Ülkemiz için hala tehlike bitmiş değil. Yıllarca devletin içine sızmış 30-40 sene devletin en uç noktalarına kadar kendilerini kamufle  ederek yerleşmişler. Bence bunların halen yüzde onu tespit edilmiş açığa çıkartılabilmiştir. İnşallah bu vesile ile bunların hepsi temizlenir. Devlette devamlılık esastır. Bu noktadan hareketle de devletin yeniden dizayn edilmesi ve senin adamın benim adamım diyerek değil de riyakat usulüne göre insanların devlet kademelerine yerleştirilmesi gerektiğine inanıyorum.

KAYSERİ'DEKİ CEMAAT YAPILANMASINDA KİMLER ETKİLİ OLMUŞTUR ?

Kayseri cemaatin en güçlü olduğu illerden bir tanesi özellikle Adalet ve Kalkınma Partisinin etkili insanları FETÖ ile kol kola girmiş cemaatin bütün çalışmalarında organizasyonlarında en önde yer almışlardır. Terör örgütünün başını ziyaret etmek için Pensilvanyaya ziyarete gidenlerin en önünde onlar gitmişler. Bu cemaati her alanda bunlar korumuşlardır. Dolayısı ile bunlarında çok ciddi olarak bu başlatılan kimileri bunu av olarak nitelendiriyor. Ama ben buna böyle demiyorum. Bunlar gerekli ve yapılması gerek şeyler çünkü herkes yaptığı hatanın cezasını mutlaka almalı. Suçsuz olanlara biz sözümüz yok sıkıntıya düşen insanlar olacaklardır. Onlarda Türk adaletine güvenmeliler.

Başta FETÖ ve onunla hareket eden bazı kişiler geçmiş yıllarda seçimle gelen insanlara karşı ortak komplolar düzenlemişlerdir. Bende bu komploya uğrayanlardan biriyim. Bende hazırlanan bu kumpasla hapise atıldım. Ama Allaha şükürler olsun ki üzerimize atılmaya çalışa o suçların hepsinden hem ceza evinde iddianamemiz hazırlanana kadar yattık. Hem de hâkimler karşısına çıkarak bu işlerden beraat ettik. Çok enteresandır biz o dönemde Fetullahçıların organize cumhuriyet savcılar ve hâkimlerinin dışında özel yetkili mahkemeler iptal edilince tarafsız gerçek mahkemelerde yargılanarak gerçek tür savcıları ve hâkimlerinin verdiği kararla bize atılan tüm suçlardan beraat ettik. İki davadan yargılandım ben beraat ettim. Ama o iddianameyi hazırlayan savcılar ve hâkimler tutuklanarak ceza evine atıldılar. Allah'ın adaleti er ya da geç tecelli ediyor.  Dolayısı ile bu günlerde de mağdur insanlar elbette olacaktır. Ama onlar sabretmelidir bir intiham dünyasındayız esas olan Türkiye Cumhuriyetinin bekasıdır. Geleceğini, varlığını ve bağımsızlığını devam ettirmesidir.  Ülkemiz için tehlike henüz geçmiş değildir. Bende tedbirin elden bırakılmamasından yanayım yakın zamanda toparlanamazlar ama ilerleyen zamanda dışardaki ortakları ile yeniden ülkemiz içerisinde kargaşa çıkarmak için yeni oyunlara başvuracaklardır.

Milletimiz milli iradeye ve demokrasiye sahip çıkmıştır. Demokrasinin varlığını ortaya çıkartmıştır

 

SON OLARAK VERMEK İSTEDİĞİNİZ BİR MESAJINIZ VAR MI?

Ülkemiz bu yapılanların hiç birini hak etmiyor ülkemiz laik cumhuriyetle yönetilmekte insanların inançları ibadetleri kendileri ve Allah arasındadır. Buna kimsenin müdahale etmemesi gerekir. Din tacirliği din istismarcılığı yapanlara fırsat verilmemeli. Devlet yönetimi boşluk kaldırmaz işte fetöşcülerin ülkeyi getirdikleri nokta ortada. Biz devleti bu Fetöcülere teslim etmeyin diye 20 yıl önce söylemiştik. Onlar bunu 20 yıl sonra idrak ettiler devleti yönetenlerin derslerine daha iyi çalışmaları gerekmekte. Ama ulusal TV'lere bakıyorum her kanalda bu insanlar din üstünden para kazanmaya devam ediyorlar.  İnsanlarımız bu din tacirlerinden uzak durmalı Allah'ın kitabı var kuranı kerimi okuyan herkes dinini en iyi şekilde öğrenir. Devletin çok ciddi olarak bu din ticaretine el atması lazım bunlara izin vermeye devam edilirse Fetöcüler gibi diğerleri de devleti ele geçirmeye çalışırlar. Devletin yönetimi şeffaf ve halka açık olmalıdır. katılımcı demokrasi çok önemlidir. Türkiye'deki hükümetler bunu benimsemelidir. Ben bilirim ben yaparım ile bu işlerin olmadığı ortaya çıktı. Bizim milletimiz imalıdır, inançlıdır, ama zaman zaman milletin aklıyla da alay ediliyor. Herkes gücü çerçevesinde devlete hizmet edecek. hepimiz geçiciyiz devletimiz baki. Ülkemiz için art niyet düşünenlere hem ülkeyi yönetenler hem de halkımız yol vermemeliler. Bunu herkesin iyi tahlil ederek kendilerine çekidüzen vermesi lazım Ülkemizin, Kayserinin ve Hacılarımızın sorunları çok fazla, ama gün birlik ve beraberlik günü dayanışma günüdür. Bunun örneği ülkemizde yaşandı ve yaşanmakta siyasetçilerimiz özverili olmalı çünkü siyasiler kavga edince boşluğu birileri doldurmakta. Bundan da ülkemiz zarar görmekte. ama her şeye rağmen Türk milleti, ayakta ve dimdik duruyor.

Evet, FETÖ ülkemize büyük zararlar vermiştir. Ama bunlara yol verenler imkân sağlayanlar maddi olarak güçlendirenler devletin önemli kademelerine getirenlerinde hepsinden hesap sorulmalıdır. Sorulmazsa 15 Temmuzda demokrasi için şehit olan şehitlerimize hesap veremezler.