Yazı Detayı
01 Mart 2015 - Pazar 19:12 Bu yazı 14775 kez okundu
 
BİR AYET BİR HADİS
İ. NECMETTİN NURSAÇAN
 
 

Sözlerin en güzeli Allah sözüdür, Peygamber sözüdür. Söz, sohbet, ayet ve hadise dayandıkça güzeldir.
Bugünkü yazımda Hucurat Suresi altıncı ayetini konu edinmek istedim. Peygamber Efendimiz Velid b. Utbe'yi Beni Mustalık kabilesine zekat memuru olarak göndermişti.
Velid ile bu kabile arasında cahiliye döneminden kalma bir düşmanlık vardı.
Kalabalık bir halk topluluğu Velid'i karşılıyordu. Velid, kendisini öldüreceklerini sandı. Dönüp Peygamber (a)'a “Ya Resûlallah! Onlar dinlerinden dönmüşler. Zekat vermiyorlar. Beni de neredeyse öldüreceklerdi! Dedi. Peygamber (a) öfkelendi. Bazı müslümanlarda Beni Müstalık'a savaş açılmasını istiyordu.
Allah Elçisi, Halid b. Velid'i durumu iyice tetkik için gönderdi. Çünkü tetkik etmeden savaş doğru değildi.
Halid çok iyi karşılandı. Düşmanlık söz konusu değildi. Zekatlarını teslim ettiler. Halid dönüp geldi.
Durumu arz etti. Bu olay üzerine şu ayet nazil oldu: “Ey iman edenler! Size fasık bir adam bir haber getirirse onun doğruluğunu tahkik edin. Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza yanarsınız. “ (Hucurat-6)
Sevgili Peygamberimiz bizi bu konuda şöyle uyarıyor. “Kişiye her duyduğunu söylemesi yalan olarak yeter.” “Kişi düşünmeden bir laf eder, o söz dolayısıyla cehennemden kendisine doğu ile batı arasındaki mesafeden daha geniş yer ayrılır.”

Bugünkü sohbetimde Allah Elçisinden bir mutluluk reçetesini sunmak istiyorum. İstanbulumuza şeref veren kutlu sahabi Ebu Eyyub El-Ensarî (r.a) naklediyor. Bir gün Peygamberimize birisi geldi. Şöyle dedi: Ya Resûlallah! Ben fazla bekleme kabiliyeti olan kimse değilim. Bana az ve öz bir şey söyle ben onu yapıp mutlu olayım. Allah Resulü şu cevabı verdi:
a) Sonunda pişman olacağın sözü söyleme.
b) İnsanların ellerindekine göz dikme.
c) Kıldığın namazı sanki ömrünün son namazıymış gibi kıl.
Müslümanın işi erdem, sözü hikmettir. Müslümanın sözünde ya dünya ya da ahrete ait fayda söz konusu olmalıdır. Müslüman boş lakırdıyla meşgul olmaz. Nitekim Peygamber (a) “Allah'a ahrete imanı olan ya hayır söylesin, ya da sussun!” buyurmuşlardır.
Haset çok fena bir hastalıktır. Tedavi edilmezse yangınlara sebep olabilir. Şairin dediği gibi:
“Az bela sanma efendi sen hasedi, - Evvela kendini yakar, hâsidin hasedi.”
“Altın kalem ile yazsın bu yazıyı yazan, - Akıbet kendi düşer başkası için kuyu kazan.”
Yüce Allah'ın takdir ve taksimine rıza göstererek insan bu hastalığını tedavi etmelidir.
Kuranımızın ifadesiyle “Namaz insanı her türlü kötülükten çekip çevirebilmesi” için namazı miraç şuuruyla, ömrümüzün son namazıymış gibi kılmalıyız. Namazın huşulu kısmı kabul edilir, diğer kısım ıskartaya çıkar.
Yüce Rabbimiz bu ilahi mesajların idrakiyle bizleri merzuk eylesin! Amin!
Necmettin NURSAÇAN

 
Etiketler:
Yorumlar
Haber Yazılımı