Av. Dilek ÇAVUŞOĞLU
Köşe Yazarı
Av. Dilek ÇAVUŞOĞLU
 

TRAFİK KAZALARINDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

Ülkemizde hergün onlarca trafik kazası meydana gelmektedir. Söz konusu kazalar cismani zararların yanı sıra bedensel zararlara neden olabildiği gibi ölümle de sonuçlanabilmektedir. Trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davası en az bir motorlu aracın katıldığı bir kazada ölüm, yaralanma, sakatlanma gibi bedensel zararlar ile üçüncü kişilere ait ev, araba, arazi gibi malvarlıklarında meydana gelen zararlarının giderilmesi amacıyla zarara uğrayan kişiler tarafından kazasında sorumluluğu bulunan kişi ve sigorta şirketlerine karşı açılan bir tazminat davası türüdür.  Trafik kazalarında cismani zararlar nedeniyle araçtaki değer kaybının talebi gündeme gelmektedir. Bedensel zararlarda yani yaralanma ve sakatlanma durumlarında sağlık giderleri, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat ödenebilmektedir. Ölüm ile sonuçlanan trafik kazalarında ise ölen kişinin desteğine tabi kişilere destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri ile manevi tazminat ödenebilmektedir. Trafik kazalarından kaynaklı tazminat taleplerinde dava yoluna gidilmesinden önce mecburi başvuru yolları bulunmaktadır. Öncelikle karşı taraf araca ilişkin trafik sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığının tespiti ile sigorta şirketine gerekli evraklar ile tazminat başvurusunda bulunulması gerekmektedir. Yasal süreler içerisinde sigorta şirketinin ödeme yapmaması durumunda ihtiyari anlaşma süreçlerine devam edilebileceği gibi söz konusu süreler beklenmeksizin adli yargı veyahut tahkim yoluna gidilebilecektir. Adli yargı yoluna başvurulmasından önce sigorta şirketine karşı açılacak davalarda arabulculuk dava şartı olarak düzenlenmiş olup; öncelikle arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekecektir. Dava şartı arabuluculukta da anlaşma sağlanılamaması durumunda görevli ve yetkili mahkemede karşı taraf trafik sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketine, karşı taraf araç sürücüsüne ve ruhsat sahibine tazminat davası yöneltilmesi mümkün olabilecektir. Trafik kazası nedeniyle zarar görenin, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak 2 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Zarara uğrayan, faili ve zararı daha geç öğrense bile her halukarda fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur. Trafik kazası nedeniyle yaralanma veya ölüm durumu meydana gelmiş ise bu durumda ceza zamanaşımı süreleri de uygulanacaktır. Bu halde ölümlü trafik kazalarında zamanaşımı 15 yıl olarak uygulanacaktır. Trafik kazasında yaralanma meydana gelmiş ise yaralanan kişi maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Trafik kazası nedeniyle ağır bedensel bir yaralanma söz konusu olmuş ise bu durumda yaralanan kişinin yakınları (anne, baba, eş, çocuklar) da manevi tazminat davası açabileceklerdir. Ölümlü trafik kazalarında ise ölen kişinin yaşamı süresinde maddi destek sağladığı herkes maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Bu kişilerde somut olaya göre değişiklik gösterebilmekle birlikte eş, küçük çocuklar, anne ve baba olarak karşımıza çıkmaktadır. Trafik kazalarında maddi tazminat hususunda nitelikle hesaplamalar söz konusu olmaktadır. Söz konusu hesaplamalarda kişinin geliri, olaydaki kusur durumu, yalanma ve maluliyet durumu, yaşam süresi, çalışma süresi gibi bir çok unsur dikkate alınmaktadır. Manevi tazminat hesaplamasında tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olayın meydan geliş şekli, tarafların kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları gözetilmektedir.  Trafik kazaları nedeniyle tazminat alacaklarının tahsili ve yargı süreçleri uzmanlık gerektiren konular olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle trafik kazasından kaynaklı zarar durumlarında hak kaybı yaşamamak adına hukuki destek alınmasında yarar bulunmaktadır.
Ekleme Tarihi: 02 Haziran 2022 - Perşembe
Av. Dilek ÇAVUŞOĞLU

TRAFİK KAZALARINDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

Ülkemizde hergün onlarca trafik kazası meydana gelmektedir. Söz konusu kazalar cismani zararların yanı sıra bedensel zararlara neden olabildiği gibi ölümle de sonuçlanabilmektedir. Trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davası en az bir motorlu aracın katıldığı bir kazada ölüm, yaralanma, sakatlanma gibi bedensel zararlar ile üçüncü kişilere ait ev, araba, arazi gibi malvarlıklarında meydana gelen zararlarının giderilmesi amacıyla zarara uğrayan kişiler tarafından kazasında sorumluluğu bulunan kişi ve sigorta şirketlerine karşı açılan bir tazminat davası türüdür. 
Trafik kazalarında cismani zararlar nedeniyle araçtaki değer kaybının talebi gündeme gelmektedir. Bedensel zararlarda yani yaralanma ve sakatlanma durumlarında sağlık giderleri, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat ödenebilmektedir. Ölüm ile sonuçlanan trafik kazalarında ise ölen kişinin desteğine tabi kişilere destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri ile manevi tazminat ödenebilmektedir.
Trafik kazalarından kaynaklı tazminat taleplerinde dava yoluna gidilmesinden önce mecburi başvuru yolları bulunmaktadır. Öncelikle karşı taraf araca ilişkin trafik sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığının tespiti ile sigorta şirketine gerekli evraklar ile tazminat başvurusunda bulunulması gerekmektedir. Yasal süreler içerisinde sigorta şirketinin ödeme yapmaması durumunda ihtiyari anlaşma süreçlerine devam edilebileceği gibi söz konusu süreler beklenmeksizin adli yargı veyahut tahkim yoluna gidilebilecektir. Adli yargı yoluna başvurulmasından önce sigorta şirketine karşı açılacak davalarda arabulculuk dava şartı olarak düzenlenmiş olup; öncelikle arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekecektir. Dava şartı arabuluculukta da anlaşma sağlanılamaması durumunda görevli ve yetkili mahkemede karşı taraf trafik sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketine, karşı taraf araç sürücüsüne ve ruhsat sahibine tazminat davası yöneltilmesi mümkün olabilecektir.
Trafik kazası nedeniyle zarar görenin, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak 2 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Zarara uğrayan, faili ve zararı daha geç öğrense bile her halukarda fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur. Trafik kazası nedeniyle yaralanma veya ölüm durumu meydana gelmiş ise bu durumda ceza zamanaşımı süreleri de uygulanacaktır. Bu halde ölümlü trafik kazalarında zamanaşımı 15 yıl olarak uygulanacaktır.
Trafik kazasında yaralanma meydana gelmiş ise yaralanan kişi maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Trafik kazası nedeniyle ağır bedensel bir yaralanma söz konusu olmuş ise bu durumda yaralanan kişinin yakınları (anne, baba, eş, çocuklar) da manevi tazminat davası açabileceklerdir. Ölümlü trafik kazalarında ise ölen kişinin yaşamı süresinde maddi destek sağladığı herkes maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Bu kişilerde somut olaya göre değişiklik gösterebilmekle birlikte eş, küçük çocuklar, anne ve baba olarak karşımıza çıkmaktadır.
Trafik kazalarında maddi tazminat hususunda nitelikle hesaplamalar söz konusu olmaktadır. Söz konusu hesaplamalarda kişinin geliri, olaydaki kusur durumu, yalanma ve maluliyet durumu, yaşam süresi, çalışma süresi gibi bir çok unsur dikkate alınmaktadır. Manevi tazminat hesaplamasında tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olayın meydan geliş şekli, tarafların kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları gözetilmektedir. 
Trafik kazaları nedeniyle tazminat alacaklarının tahsili ve yargı süreçleri uzmanlık gerektiren konular olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle trafik kazasından kaynaklı zarar durumlarında hak kaybı yaşamamak adına hukuki destek alınmasında yarar bulunmaktadır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hacilarhabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.